sayfa yükleniyor...

Prof. Dr. Polat Gülkan’dan İnşaat Mühendislerine Deprem Mühendisliği Semineri
    • Güncellenme Tarihi: 25/12/2025

Prof. Dr. Polat Gülkan’dan İnşaat Mühendislerine Deprem Mühendisliği Semineri
“Süneklik, Betonarme Yapılar İçin Tek Başına Yeterli Bir Çözüm Değildir”

Prof. Dr. Polat Gülkan, inşaat mühendislerine yönelik düzenlenen deprem mühendisliği eğitim seminerinde, betonarme yapıların deprem davranışına ilişkin güncel bilimsel yaklaşımları ve yönetmeliklerde öne çıkan kritik hususları ele aldı. “Süneklik, betonarme yapılar için yeterli bir çözüm değildir” başlığıyla gerçekleştirilen seminerde, özellikle perde duvarların deprem etkisi altındaki çalışma esasları ayrıntılı biçimde değerlendirildi.

Seminerde Prof. Dr. Gülkan, geleneksel deprem tasarım anlayışında sünek davranışın uzun yıllar temel hedef olarak benimsendiğini, ancak son büyük depremlerden elde edilen gözlemlerin bu yaklaşımın tek başına yeterli olmadığını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Sünek çerçeve sistemlerin büyük yer değiştirmeler altında göçmeyi geciktirebildiğini belirten Gülkan, buna karşın aşırı hasar, kullanım dışı kalma ve ekonomik kayıpların önlenemediğine dikkat çekti.

Betonarme yapılarda perde duvarların rolüne özel bir parantez açan Prof. Dr. Gülkan, perdelerin yalnızca taşıyıcı eleman olarak değil, yapının deprem enerjisini sınırlayan ve kat ötelemelerini kontrol eden temel bileşenler olduğunu vurguladı. Perde duvarların doğru konumlandırılmaması durumunda burulma düzensizliklerinin ortaya çıkabileceğini, bunun da deprem sırasında yapısal hasarı ciddi biçimde artırdığını belirtti. Bilimsel çalışmalara göre, yeterli ve dengeli perde oranına sahip binalarda kat öteleme taleplerinin önemli ölçüde azaldığı ve yapısal performansın yükseldiği ifade edildi.

Seminerde ayrıca Türkiye Deprem Yönetmeliği’nde (TBDY) yer alan performans esaslı tasarım yaklaşımına değinildi. Prof. Dr. Gülkan, yönetmeliklerin yalnızca can güvenliğini değil, aynı zamanda deprem sonrası kullanılabilirlik hedeflerini de dikkate alacak şekilde yorumlanması gerektiğini söyledi. Rijitlik, dayanım ve sünekliğin birlikte ele alınmasının, çağdaş deprem mühendisliğinin temel prensiplerinden biri olduğunu belirtti.

Bilimsel veriler ışığında yapılan değerlendirmelerde, betonarme yapılarda perde-çerçeve etkileşiminin doğru kurgulanmasının, deprem enerjisinin daha kontrollü biçimde sönümlenmesini sağladığı ve göçme riskini önemli ölçüde azalttığı vurgulandı. Prof. Dr. Gülkan, mühendislik uygulamalarında yalnızca yönetmelik şartlarını sağlamakla yetinilmemesi, deprem mekaniği ve yapı dinamiğine dayalı bütüncül bir tasarım anlayışının benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Seminer, katılımcı inşaat mühendislerinin sorularının yanıtlanması ve saha uygulamalarına yönelik örneklerin tartışılmasıyla sona erdi. Eğitim, deprem güvenli yapı tasarımı konusunda meslektaşlara önemli bir perspektif sunarken, bilimsel bilginin uygulamayla bütünleşmesinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu.